Savaşın kronolojisi
İngilizlerin bir anlamda geç “uyanmalarının” sebebi operasyonun Malvinas adalarının ana kara parçalarından 1390 km doğuda San Pedro (Georgia) adasında başlamasıydı. Bu adalar Arjantin anakarasından en uzaktaki yerdi. Mantıklı beklenti Arjantin’in kendine en yakın noktada daha kolay savunacağı bir yeri ele geçirmesi olurdu. Fakat beklenen hareket çok gecikmeden geldi.
2 Nisan 1982’de Arjantin Deniz Kuvvetlerine bağlı su altı saldırı ve amfibi timleri Kraliyet Deniz Piyadelerinin karargâhı olan, önce İngilizlerin Moody Brook adı verdikleri yere, sonra da Arjantin Limanı’na (Stanley) çıkarma yaptı. Gece 1:30’da başlayan operasyon sabah 8:30’da sona ermiş, adanın İngiliz komutan ve valisi teslim olmuşlardı.
Ertesi gün İngiltere BM’den Arjantin’in askeri birliklerini çekmesini talep eden bir karar çıkardı. 7 Nisanda cunta Malvinas’a Tuğgeneral Benjamin Menendez’i vali olarak atadı.
9 Nisanda cuntanın başı General Galtieri, Genelkurmay Başkanına danışmadan, Malvinas’a zırhlı bir tugayın sevkini emretti. 22 Nisanda adaya varan kara birlikleriyle beraber adada Arjantin askeri varlığı 10 bin silahlı unsuru aşmıştı.
Saldırıya hazırlanan İngiltere, 12 Nisanda adaların 370 km açığındaki tüm bölgeyi “yasak kuşak” ilan etti. İngiliz donanması ilk saldırısını 25 Nisanda San Pedro adasına gerçekleştirdi. Oradaki küçük askeri birliği esir aldı ve bir Arjantin denizaltısını batırdı. 1 Mayısta İngiliz hava kuvvetlerinin deniz ve kara hedeflerine yönelik harekâtı başladı. 2 Mayısta savaş bölgesinden uzakta ve İngiltere’nin ilan ettiği yasak kuşak dışında bulunan Arjantin savaş gemisi “ARA General Belgrano” İngiliz Nükleer Denizaltısı HMS Conqueror tarafından batırıldı. 323 mürettebat hayatını kaybetti. 3 Mayısta Arjantin römorkörü ARA Sobral hava saldırısıyla batırıldı. 4 Mayısta Arjantin Hava Kuvvetleri İngiliz savaş gemisi HMS Sheffield’ı batırdı. Bu II. Dünya Savaşı sonrasında batırılan ilk İngiliz savaş gemisiydi. 15 Mayısta İngilizler denizden vurdukları Borbon adalarındaki Arjantin hava üssündeki on uçağı kullanılmaz hale getirdiler. 21 Mayısta İngilizler adaya kuzeyden ilk çıkarmayı yaptı. Burada Arjantin 12 uçak ve 3 helikopteri imha oldu. 24 Mayısta Arjantin savaş uçakları HMS Antelope firkateynini batırdı. Ertesi gün iki İngiliz gemisi daha Arjantin hava saldırısında batırıldı. 27 Mayısta İngiliz ilerleyişiyle kara muharebeleri başladı. 30 Mayısta Arjantin hava kuvvetleri İngiliz uçak gemisi HMS Invincible’yi altı savaş uçağıyla gerçekleştirdikleri saldırıyla kullanılmaz hale getirdi. Arjantin elde ettiği başarılardan aldığı cesaretle hava saldırılarını sürdürdü. İngilizlerin adaya çıkarma girişimlerini, 8 Haziranda 3 firkateyni (Sir Tristan, Sir Galahat, Plymount), vurarak durdurdu. İngilizler kaybettikleri ana karargâhlarını geri almak için 11-12-13 Haziranda büyük çaplı bir kara harekâtı başlattılar. Fakat Arjantin piyadelerinin direnişini kıramadılar. 12 Haziranda Arjantinliler İngilizleri şaşkına düşüren bir başarıya imza attılar. Bir denizden karaya Fransız füzesi olan MM38 EXOCET’i karadan denize kullanılmak üzere dönüştürüp İngiliz destroyeri HMS Glamorgan’ı vurdular.
İngiliz karargâhını elinde tutan Arjantin garnizonu 14 Haziranda ateşkes ve teslim şartlarını görüşmeye başladı.
Harekâta herkesten önce ulusal solun sahip çıktığı bilinmektedir. Arjantin’in en önemli sosyalist tarihçisi, aydın ve politikacısı Jorge Abelardo Ramos, “Büyük Vatan” dergisinde bu olayı kıta tarihinin en büyük tarihi anlarından biri ilan etti. Ramos, bir hafta sonra yanına Merkez Sendikası CGT başkanı Saul Ubaldini ve Peronist Parti Başkanı Deolindo Bittel’i alarak Malvinas’a en yakın Arjantin limanına gitti. Ramos, İngilizlere olan dış borcun silinmesi, İngiliz şirketlerine ve arazilerine el konulması kampanyası başlattı.
Arjantin Komünist Partisi -bir ay sonra da olsa- çıkarmayı selamladı ve Sovyet Bloğunu BM’de çözüm için destek vermeye çağırdı. Troçkist gruplar bile harekâta sahip çıkarak savaşın antiemperyalist bir taarruza dönüştürülmesi çağrısında bulundular. Yayınlarında Leon Troçki’nin Arjantinli sendikacı Mateo Fossa’yla yaptığı görüşmede söylediği “Faşist Getulio Vargas’ın Brezilya’sı ‘demokratik’ İngiltere ile savaşırsa hiç kuşkusuz Brezilya’yı desteklemeliyiz. Çünkü Brezilya’nın zaferi hem emperyalizme büyük bir darbe olacaktır hem de halkta ulusal ve demokratik uyanışa sebebiyet vereceğinden Vargas rejimini de yıkacaktır” sözlerini kullandılar.
Cuntaya karşı savaşta binlerce militanını yitiren Arjantin silahlı solu ise tüm operasyonlarını durdurma kararı aldı. Peronist silahlı kanat “Montoneros” yurtdışındaki Arjantin askeri ataşelikleriyle ilişkiye geçerek emperyalist hedefleri vurma görevine hazır olduklarını bildirdi. İspanya’da bir Arjantin ordu mensubu ile üç Montoneros militanı tesadüfen birlikte yakalanınca, bu anlaşma ortaya çıktı. Grubun Gibraltar’daki İngiliz üssüne saldırı yapmak üzere orada olduğu anlaşıldı (Operasyon Algeciras).
İlginçtir, Gibraltar’daki operasyonun komutanı Maximo Nicoletti, iki yıl önce cuntaya karşı mücadele sırasında “Santisima Trinidad” adlı Arjantin donanmasına ait bir gemiyi sabote ederek batırmıştı. Nicoletti, yıllar sonra bu eylemden pişman olduklarını, çünkü eğer batırmasalardı geminin Malvinas’ta İngilizlere karşı görev alacağını ifade etmiştir.
İngilizlerin bir anlamda geç “uyanmalarının” sebebi operasyonun Malvinas adalarının ana kara parçalarından 1390 km doğuda San Pedro (Georgia) adasında başlamasıydı. Bu adalar Arjantin anakarasından en uzaktaki yerdi. Mantıklı beklenti Arjantin’in kendine en yakın noktada daha kolay savunacağı bir yeri ele geçirmesi olurdu. Fakat beklenen hareket çok gecikmeden geldi.
2 Nisan 1982’de Arjantin Deniz Kuvvetlerine bağlı su altı saldırı ve amfibi timleri Kraliyet Deniz Piyadelerinin karargâhı olan, önce İngilizlerin Moody Brook adı verdikleri yere, sonra da Arjantin Limanı’na (Stanley) çıkarma yaptı. Gece 1:30’da başlayan operasyon sabah 8:30’da sona ermiş, adanın İngiliz komutan ve valisi teslim olmuşlardı.
Ertesi gün İngiltere BM’den Arjantin’in askeri birliklerini çekmesini talep eden bir karar çıkardı. 7 Nisanda cunta Malvinas’a Tuğgeneral Benjamin Menendez’i vali olarak atadı.
9 Nisanda cuntanın başı General Galtieri, Genelkurmay Başkanına danışmadan, Malvinas’a zırhlı bir tugayın sevkini emretti. 22 Nisanda adaya varan kara birlikleriyle beraber adada Arjantin askeri varlığı 10 bin silahlı unsuru aşmıştı.
Saldırıya hazırlanan İngiltere, 12 Nisanda adaların 370 km açığındaki tüm bölgeyi “yasak kuşak” ilan etti. İngiliz donanması ilk saldırısını 25 Nisanda San Pedro adasına gerçekleştirdi. Oradaki küçük askeri birliği esir aldı ve bir Arjantin denizaltısını batırdı. 1 Mayısta İngiliz hava kuvvetlerinin deniz ve kara hedeflerine yönelik harekâtı başladı. 2 Mayısta savaş bölgesinden uzakta ve İngiltere’nin ilan ettiği yasak kuşak dışında bulunan Arjantin savaş gemisi “ARA General Belgrano” İngiliz Nükleer Denizaltısı HMS Conqueror tarafından batırıldı. 323 mürettebat hayatını kaybetti. 3 Mayısta Arjantin römorkörü ARA Sobral hava saldırısıyla batırıldı. 4 Mayısta Arjantin Hava Kuvvetleri İngiliz savaş gemisi HMS Sheffield’ı batırdı. Bu II. Dünya Savaşı sonrasında batırılan ilk İngiliz savaş gemisiydi. 15 Mayısta İngilizler denizden vurdukları Borbon adalarındaki Arjantin hava üssündeki on uçağı kullanılmaz hale getirdiler. 21 Mayısta İngilizler adaya kuzeyden ilk çıkarmayı yaptı. Burada Arjantin 12 uçak ve 3 helikopteri imha oldu. 24 Mayısta Arjantin savaş uçakları HMS Antelope firkateynini batırdı. Ertesi gün iki İngiliz gemisi daha Arjantin hava saldırısında batırıldı. 27 Mayısta İngiliz ilerleyişiyle kara muharebeleri başladı. 30 Mayısta Arjantin hava kuvvetleri İngiliz uçak gemisi HMS Invincible’yi altı savaş uçağıyla gerçekleştirdikleri saldırıyla kullanılmaz hale getirdi. Arjantin elde ettiği başarılardan aldığı cesaretle hava saldırılarını sürdürdü. İngilizlerin adaya çıkarma girişimlerini, 8 Haziranda 3 firkateyni (Sir Tristan, Sir Galahat, Plymount), vurarak durdurdu. İngilizler kaybettikleri ana karargâhlarını geri almak için 11-12-13 Haziranda büyük çaplı bir kara harekâtı başlattılar. Fakat Arjantin piyadelerinin direnişini kıramadılar. 12 Haziranda Arjantinliler İngilizleri şaşkına düşüren bir başarıya imza attılar. Bir denizden karaya Fransız füzesi olan MM38 EXOCET’i karadan denize kullanılmak üzere dönüştürüp İngiliz destroyeri HMS Glamorgan’ı vurdular.
İngiliz karargâhını elinde tutan Arjantin garnizonu 14 Haziranda ateşkes ve teslim şartlarını görüşmeye başladı.
Harekâta herkesten önce ulusal solun sahip çıktığı bilinmektedir. Arjantin’in en önemli sosyalist tarihçisi, aydın ve politikacısı Jorge Abelardo Ramos, “Büyük Vatan” dergisinde bu olayı kıta tarihinin en büyük tarihi anlarından biri ilan etti. Ramos, bir hafta sonra yanına Merkez Sendikası CGT başkanı Saul Ubaldini ve Peronist Parti Başkanı Deolindo Bittel’i alarak Malvinas’a en yakın Arjantin limanına gitti. Ramos, İngilizlere olan dış borcun silinmesi, İngiliz şirketlerine ve arazilerine el konulması kampanyası başlattı.
Arjantin Komünist Partisi -bir ay sonra da olsa- çıkarmayı selamladı ve Sovyet Bloğunu BM’de çözüm için destek vermeye çağırdı. Troçkist gruplar bile harekâta sahip çıkarak savaşın antiemperyalist bir taarruza dönüştürülmesi çağrısında bulundular. Yayınlarında Leon Troçki’nin Arjantinli sendikacı Mateo Fossa’yla yaptığı görüşmede söylediği “Faşist Getulio Vargas’ın Brezilya’sı ‘demokratik’ İngiltere ile savaşırsa hiç kuşkusuz Brezilya’yı desteklemeliyiz. Çünkü Brezilya’nın zaferi hem emperyalizme büyük bir darbe olacaktır hem de halkta ulusal ve demokratik uyanışa sebebiyet vereceğinden Vargas rejimini de yıkacaktır” sözlerini kullandılar.
Cuntaya karşı savaşta binlerce militanını yitiren Arjantin silahlı solu ise tüm operasyonlarını durdurma kararı aldı. Peronist silahlı kanat “Montoneros” yurtdışındaki Arjantin askeri ataşelikleriyle ilişkiye geçerek emperyalist hedefleri vurma görevine hazır olduklarını bildirdi. İspanya’da bir Arjantin ordu mensubu ile üç Montoneros militanı tesadüfen birlikte yakalanınca, bu anlaşma ortaya çıktı. Grubun Gibraltar’daki İngiliz üssüne saldırı yapmak üzere orada olduğu anlaşıldı (Operasyon Algeciras).
İlginçtir, Gibraltar’daki operasyonun komutanı Maximo Nicoletti, iki yıl önce cuntaya karşı mücadele sırasında “Santisima Trinidad” adlı Arjantin donanmasına ait bir gemiyi sabote ederek batırmıştı. Nicoletti, yıllar sonra bu eylemden pişman olduklarını, çünkü eğer batırmasalardı geminin Malvinas’ta İngilizlere karşı görev alacağını ifade etmiştir.
Bu içeriği görmek için giriş yapın.